Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. 279 oyla kabul edilen anlaşma, üç ülke arasında müşterek savunma yükümlülüğünün yanı sıra savunma sanayii, istihbarat, askeri teknoloji ve lojistik alanlarında kapsamlı iş birliğinin önünü açıyor.
- MEKKE ANLAŞMASI TBMM’DEN GEÇTİ
- ÜÇ ÜLKEDEN MÜŞTEREK SAVUNMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ
- ASKERİ DESTEK OTOMATİK OLARAK VERİLMEYECEK
- SAVUNMA SANAYİİNDE ORTAK ÜRETİM VE TEKNOLOJİ İŞ BİRLİĞİ
- STRATEJİK SİYASİ VE SAVUNMA KOMİTESİ KURULACAK
- TERÖRLE MÜCADELE VE İSTİHBARAT PAYLAŞIMI
- ANLAŞMA SÜRESİZ OLACAK: İLK 10 YIL ÇEKİLME YOK
- YENİ ÜLKELERİN KATILIMINA KAPI AÇIK
- TÜRKİYE’NİN BÖLGESEL BARIŞ VE GÜVENLİK HEDEFİ
MEKKE ANLAŞMASI TBMM’DEN GEÇTİ
Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı arasında imzalanan Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması’nın TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri tamamlandı.
Genel Kurul’da yapılan oylamada anlaşma 279 oyla kabul edildi. AK Parti, CHP ve MHP anlaşmaya “evet” oyu verirken İYİ Parti, Yeni Parti, DEM Parti ve Yeni Yol Grubu “hayır” oyu kullandı.
Oylamada çekimser, boş veya geçersiz oy bulunmadığı bildirildi.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, taraf ülkelerin kendi iç onay süreçlerini tamamlamasının ardından yürürlüğe girecek.
ÜÇ ÜLKEDEN MÜŞTEREK SAVUNMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ı “Çekirdek Taraflar” olarak tanımlıyor.
Egemenlik, toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuka saygı ilkeleri üzerine kurulan anlaşma, taraf ülkeler arasında ortak savunma yükümlülüğü getiriyor.
Anlaşmanın en dikkat çekici düzenlemelerinden biri olan 2’nci maddeye göre taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı veya askeri saldırganlık, bütün taraflara yapılmış bir saldırı olarak değerlendirilecek.
Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51’inci maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hakkı çerçevesinde saldırıya uğrayan ülkeye, askeri imkan ve kabiliyetler de dahil olmak üzere karşılıklı yardım olanaklarıyla destek sağlanabilecek.
ASKERİ DESTEK OTOMATİK OLARAK VERİLMEYECEK
Anlaşmanın önemli ayrıntılarından biri de askeri yardımın hangi koşullarda gerçekleştirileceği oldu.
Düzenleme, taraflardan birine saldırı gerçekleşmesi durumunda diğer ülkelerin otomatik ve koşulsuz biçimde askeri müdahalede bulunmasını öngörmüyor.
Askeri destek sağlanabilmesi için öncelikle saldırıya uğrayan ülkenin talepte bulunması gerekiyor. Ardından üç ülkenin yapacağı değerlendirme sonucunda yardımın kapsamı ve niteliği belirlenecek.
Kararların oydaşma, yani tarafların ortak mutabakatıyla alınması esas olacak. Askeri birlik gönderilmesine ilişkin kararlar ise Türkiye açısından Anayasa’nın 92’nci maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde değerlendirilecek.
SAVUNMA SANAYİİNDE ORTAK ÜRETİM VE TEKNOLOJİ İŞ BİRLİĞİ
Mekke Anlaşması yalnızca askeri savunma alanını kapsamıyor. Üç ülke arasında savunma sanayii ve teknoloji alanında da kapsamlı bir iş birliği hedefleniyor.
Anlaşma çerçevesinde taraf ülkelerin;
- Savunma sanayii alanında ortak üretim gerçekleştirmesi,
- İleri teknoloji gerektiren alanlarda ortak araştırma ve geliştirme projeleri yürütmesi,
- Askeri alanda uzman personel yetiştirmesi,
- Savunma sanayii için nitelikli insan kaynağı oluşturması,
- Mühimmat, silah, yakıt ve yedek parça tedarikinde iş birliği yapması,
- Barış, savaş ve olağanüstü durumlarda ortak lojistik destek mekanizması oluşturması öngörülüyor.
Bu düzenlemelerle Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında savunma sanayii alanındaki teknolojik ve üretim kapasitesinin geliştirilmesi amaçlanıyor.
STRATEJİK SİYASİ VE SAVUNMA KOMİTESİ KURULACAK
Anlaşmanın kurumsal yapısı kapsamında Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi oluşturulacak.
Dışişleri bakanları, savunma bakanları ve genelkurmay başkanlarından oluşacak komite, dönüşümlü ev sahipliği sistemiyle yılda en az iki kez toplanacak.
Üç ülkenin liderleri ise gerekli görülmesi halinde yılda bir kez bir araya gelebilecek.
Anlaşma kapsamında kurulacak daimi sekretaryaya Suudi Arabistan ev sahipliği yapacak. Sekretaryanın başında üç yıllık dönemlerle dönüşümlü olarak görev yapacak bir genel sekreter bulunacak. İlk genel sekreterin Pakistan vatandaşı olması öngörülüyor.
İttifaka yeni ülkelerin katılması ise çekirdek tarafların oydaşmasıyla mümkün olacak.
TERÖRLE MÜCADELE VE İSTİHBARAT PAYLAŞIMI
Mekke Anlaşması’nın 9’uncu ve 13’üncü maddeleri terörle mücadele ve istihbarat alanındaki iş birliğini düzenliyor.
Taraf ülkeler, üzerinde mutabık kalınan güvenli iletişim kanalları aracılığıyla bilgi ve istihbarat paylaşımında bulunabilecek.
Gizlilik derecesine sahip belgeler, yalnızca bilmesi gereken kişilerin erişimine açık olacak. Bu bilgilerin üçüncü ülkelerle veya şirketlerle paylaşılmasına izin verilmeyecek.
ANLAŞMA SÜRESİZ OLACAK: İLK 10 YIL ÇEKİLME YOK
Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi için taraf ülkelerin iç onay süreçlerini tamamlaması ve onay belgelerini sekretaryaya sunması gerekiyor.
Anlaşma yürürlüğe girdikten sonra süresiz olarak geçerli olacak.
Metinde yer alan düzenlemeye göre taraf ülkeler, anlaşmanın yürürlüğe girmesini takip eden ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan çekilemeyecek. Bu sürenin ardından ise en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunarak çekilme hakkını kullanabilecek.
YENİ ÜLKELERİN KATILIMINA KAPI AÇIK
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, gelecekte başka ülkelerin de ittifaka katılabilmesine imkan tanıyor. Ancak üyelik için belirli şartların yerine getirilmesi gerekiyor.
İttifaka katılmak isteyen ülkelerin bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesi, diğer ülkelerin iç işlerine karışmaması ve uluslararası hukukun temel ilkelerine bağlı olması şart koşuluyor.
Ayrıca yeni katılacak ülkelerin ortak savunma sorumluluğunu üstlenebilecek kapasiteye sahip olması ve mevcut çekirdek tarafların oydaşmasını sağlaması gerekiyor.
TÜRKİYE’NİN BÖLGESEL BARIŞ VE GÜVENLİK HEDEFİ
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında oluşturulması öngörülen Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülke arasındaki ilişkileri savunma, güvenlik, diplomasi ve savunma sanayii alanlarında daha kurumsal bir zemine taşımayı hedefliyor.
Türkiye’nin bölgesel barış ve güvenlik konusundaki diplomatik girişimlerini taraf ülkelerle genişletmesine imkan sağlayacak anlaşmanın, yürürlüğe girmesinin ardından üç ülke arasındaki stratejik iş birliğine nasıl yansıyacağı merakla bekleniyor.


